Wednesday, December 10, 2014

Yemek uzerine...

Yemek yemeyi, guzel yemek yemeyi o da cok seviyordu benim gibi.

Hatta aslinda yemek masalarinda biz birbirimizi tanidik, tanistik, paylastik diyebilirim.

3 farkli masada oldu her sey, harikulade basladi resmen..

Masalarin yerlerine detaylarina baska bir zaman girerim.

Ama asil altini cizmek istedigim sey, onunla bu tutkuyu paylasmakti...

Ben sevdigim insanlara yemek yapmayi cok seviyorum. Ama cok sevdigim, asil sevdigim insana yemek yapmak, o insanla yemek yapmak kesinlikle tarifi mumkun olmayacak olcude guzel idi.

Ya da onunla butun gun disarida gezip, sonra evlerinin civarindaki ya da OC'deki dear beach town'lardan eve donerken ugradigimiz marketlerden yaptigimiz alisverislerden sonra, eve gelip o urunlerin tazeligi ama onlardan daha da taze ve capcanli olan sevgimizle mutfaga girismemiz, ve kisa surede ortaya guzel mezeler cikarmamiz...

Unutulmuyor bunlar....

Ben onu cok seviyordum, bu sekilde onunla beraber yemek yapmayi cok seviyordum...

Ben ona yemek yapmayi, onun yemegimi begenmesini, onunla karsilikli raki icmeyi cok ama cok seviyordum...

Bunlari bir omur boyu yapacak olma durumu, yani bu guzelligin onun ve benim icin artik olagan bir sey olacak olmasi, beni bu hayata apayri bir bagliyordu.

Onun icin ben en degisik mezeleri, en degisik tarifleri, en degisik urunleri arastirip ediyordum ve etmeye de devam edecektim yasadigim surece..

Yemek kimilerine gore gereksiz, onemsiz ya da ozensiz olsa da; benim ve sevdigim insan icin ozel olmaliydi... Oyle de olmustu da...

Uzerine titreyip adeta her adiminda tadip, lezzetine emin oldugum seyi, onun ilk agzina gotururken ki bana sevgi ve hayranlik dolu bakisinda kendimi kaybetmeyi, ya da agzina o ilk lokmayi alip da, dudaklarinin o icimi essiz isitici guluse burunmesini izlemeyi....

Bunlari yitirmeyi, sadece ve sadece bencillik ugruna yitirmeyi sindiremiyorum, hazmedemiyorum...

Ben cok ama cok mutlu idim onunla bunlari paylastigim icin. O da mutluydu... Ya da belki de bana oyle yapiyordu... Ama eger oynuyordu ise-ki sanmiyorum-bu cok cok daha cirkin olurdu ki, bu da ona yakisan bir sey degildi...

Neyse, su an sadece 4-5 paragraf yazdim, 4-5 kitap sirf bu yemek ve paylasimi uzerine cikaririm ikimize dair, ama iste, o lokmayi yutusu, onu begenisi, icinden "ne kadar da guzel yapmis" deyisini ve onu benim icimde hissetmeyi...

Bunlarin ozelligini, essizligini, inanilmazligini anlatacak kelime. sifat bulmak ne mumkun!!!!

Bunlarla ortada birakilmak, bu anilarla beraber ama yalniz birakilmak, geleceginin inanilmaz muhtesemliklerle bezeli olacagi asikar olmasina ragmen onun bunlardan vazgectigini gormek....

Yazilmis butun ayrilik, terketme sarkilarinin acisini tek tek, derinlemesine hissetmemi sagliyor...

Kolay degil, zor bunu hazmetmek....

Uzuuun, ince bir yol bu, gidecegim gunduz gece....