Saturday, October 25, 2014

Sene-i Devriye

Bugun spordayken, daha dogrusu spordan sonra saunada uzanmis yine kendimle basbasayken, bu sefer bilerek dusundum.

Gecen sene; tam da bugunleri...

Boston'dan San Diego'ya bir ucus. Bizim sirketin katildigi bir konferans var, SOA isimli aktuarlar birliginin senelik konferansi. Bizim sirketin de orada standi oluyor. O standda ben gelen giden insanlara urunu anlatiyor, onlarin ilgisini cekmeye calisiyorum.

Neyse konferansin detaylarina girmeyeyim de, sadece California'ya gitme sebebim oldugunu soyleyeyim. Ancak bu konferans icin oraya gidecegimi bilen Northeastern'dan cok cok yakin arkadasim-ki kendisi o donemde orada Irvine'da staj yapiyordu-konferansin baslama tarihinden 1-2 gun once gelip onda kalmami ve onun beni oralari gezdirebilecegini soylemisti. Ben de acikcasi onun da kaldigi evin asil sakini olmadigi icin biraz utana sikila da olsa kabul etmistim.

Nasil bir hikaye yaaaaa! Simdi dusunuyorum da hakkaten cok guzel bir hikayeyle baslamis, adeta bir masal gibi baslamis....     Yazik; bitti tabi....

Iste o arkadasimin kaldigi eve gidip o evde misafir olmamla basladi bu harikulade hikaye...

Ilk ask degildi.

Lakin olaylar oylesine ozel, oylesine siir gibi ozenle gelisti ki, "ilk sevgili" oldu bana...

Yok yok, o beni davet eden yakin arkadasimla degil, onun evinde kaldigi ve o evin asil sakini olan, o sehirdeki universitede doktora yapan, ufak tefek, tatli mi tatli, kugu gibi suzulen insandi benim "ilk sevgilim".

Dedigim gibi ilk ask degildi, ikinci ask da degildi-ki onlara kavusamadim-ama 24 yillik hayatimda ilk "kiz arkadasim", "ilk sevgilim" oldu o...

Ben bu dunyada tek basima bir hicim, varligim ve yoklugum dunyanin umrunda bile degil, ama iste insan kendini degerli buluyor ya; ben de o yuzden soyle diyecegim;

- Evet, koskoca Oguz Barin'in ilk kiz arkadasi, ilk sevgilisi taa 24 yasinda oluyordu, ama oyle bir oluyordu ki, tam da onun (Oguz Barin'in) hayal ettigi, istedigi ve yillarca bekledigi gibi....

Cok guzel baslamisti be!!!

Bugun dusundum dedim ya, bile bile o gunlere goturdum kendimi, o anlari an be an yasamaya calistim, yasadim da, ve o anlarin tarfii mumkun olmayacak kadar guzel oldugunu animsadim bir kez daha. Yazilmis butun masallardan daha buyulu, butun romanlardan daha guzel, butun siirlerden daha tatli bir baslangic hikayesi olmus be!!

Boyle bir hikayenin sonunun da mutlulukla devam etmesini bekliyor/istiyor insan....

Ama ne yazik ki bir tarafin istemesiyle olmuyormus. Ne aci ki iki tarafin da oyle hissettigini dusunsem de bunda yanilmisim...

Dedim ya ilk iki asik oldugum insana kavusamadim diye; onlarin acisi kalbimde hep dururdu, simdi bir de bu eklendi...

Buyumek bu olsa gerek...

Eger oyle ise;

Ben hic buyumek istemiyorum, ama bu dunya sanirim zorla hatta cebren ve hile ile beni buyutecek...


California'daki 9 gunden sonra Boston'a donerken, ucakta cekip yine ucaktan paylastigim bir resim vardi, karsilikli ozlemin nasil da bulutlarin uzerinde olabilecek kadar cok ve degerli ve ozel oldugunu gosteren: