Ne blog ama!
Adam gibi yazma istegiyle baslamistim, duzenli araliklarla yazarim diye dusunuyordum ama simdi bi bakiyorum da, coook alakasiz tarihlerde yazmisim. Istedigim gibi duzenli araliklarla gitmemis.
Olsun ama, zaten blogun butunen konsepti rahatligim uzerine, kimseye hicbir sekilde hesap vermeden tamamen icimden geldigi gibi yazmak uzerine oldugu ucun, zaten hic derdim degil. Olsa olsa kendime verdigim sozu tutamadigim icin kizarim, ama ben de degerliyim yani neden kizayim ki.
Hem yazamamin asil sebebi, bunca surede basimdan gecen olaylar.
Bir iliski...
Ilk iliski...
Baslamasi, yasanmasi ve bitmesi..
Bitmesi yuzunden ve bitis sekli yuzunden bir dibe vurus, Boston'da tek basima toparlanmaya calisma sureci, dayanamayip memlekete gitme sureci...
Istanbul ve Ankara'da unutulmaz gunler, anlar, saatler, ve sonrasinda Boston'a geri donus.
Onca hayal, onca arzunun yanip kul oldugu, adeta bir enkaz haline geldigi eve geri donus, ve hicbir sey olmamis gibi yasamaya devam etme cabasi...
Inaniyorum kendime!
Basarili olacagim bunu atlatmakta!
Cok sukur ki Turkiye'de ve dunyanin her yerinde sevdiklerim ve beni sevenler varlar ve benimle cok guzel anlari, duygulari, hisleri paylasmaya devam ediyorlar.
Benim ilk askim degildi, ama ilk iliskimdi...
Ben cok ama cok sevmemistim, cok ama cok ama cok'tan bile daha cok sevmistim, icimden sevgi tasarcasina...
Sevdigim kizi, oyle bir sevdim ki, hayatim boyunca-evet butun hayatim boyunca-gordugum butun iliskilerdeki sevgi miktarindan daha cok sevdim ben. Ve bunu bir omur boyu yapacak olmanin heyecani icindeydim.
Lanet olsun ki birakildim, terkedildim, vazgecildim...
Olsun, icimi biliyorum ben, ben kaybetmedim!
Icimde oylesine sevgi oldukca, bir insani oylesine sevebildikce de ben kaybetmeyecegim.
Soz vermiyorum, yazicam duzenli diye, istedigim zaman yazicam.
Ama yikilmak yok!
Sevgiler :)