Friday, November 14, 2014

Gecmeyen yara

Saat gece 11:30 oldu.

Evdeyim...

Girebildim.

Lakin girerken o balkonumsu tarafa gittim tabi ki. Gittim, o buz gibi demire dokundum ve dokundugum gibi aglamaya basladim.

Evet koskoca Boston'un orta yerinde, cadde ustunde, bundan tam 1 sene once ona sampanya patlattigim noktanin uzerinde adeta yere yigildim...

Agladim, agladim, agladim....

Parmaklarimin ucu cok usudu, ama ben sogugu hissetmiyordum gercekten.

Cok tuhaf!!!!

Gecen sene, ayni gun heyecandan, sevgiden, meraktan hissetmemistim sogugu... Hatta hissetmemistiK !

Bu sene ise ayni gun, bu sefer kirilmis kalp, paramparca hayaller, darmadagin dusler yuzunden sogugu farketmedim...

Aklima butun sahneler geldi; havalimanindan onu karsilamam, arabayla eve gelmemiz, posta kutusuna gizledigim sampanya ve kadehleri, onlari icisimiz, onlari icerken bile ona sarilisim ama opmemem...

Eve ciktim...

Istah ne mumkun!!

Ona hazirladigim monuyu cikardim. Zaten zorda degildi yeri. Cikardim, okudum, baktim....

Ne guzel yapmisim, ne guzel hazirlamisim da basmisim be! Kendime gurur duydum, kendimi tebrik ettim resmen...

Ama iste tabi ki bi kadeh rakimi da koydum. Agladim...

Isiklar sonuktu hep, kalbimde oldugu gibi, o karanlik odada, butun yasananlari, soylenenleri dusundum, agladim, agladim ve agladim...

Cok kirilmisim. Cok incinmisim ama cok! Amaaaaaa hepsinden de cok miktarda, cok sevmisim be! Hep ondan oluyor ya bunlar zaten, yine oyle oldugunu bir kez daha farkettim.

Cok ama cok sevmisim ben, cok inanmisim, cok sarilmisim, tutunmusum, sahiplenmisim....

Kalorifer yanmaya basladi simdi, usuyordum zaten, iyi geldi baya...

Yavas yavas yataga geceyim. Kafam da hazir biraz iyiyken, boylece yatayim ki, ona sarilip taaa 3 saat sonra dudagina minicik bir opucuk kondurmak icin heyecandan oldugum anlari hatirlamayayim...

Benden ayrilali tam 2 ay olmus bugun, ve "biz"i baslatali tam 1 sene...

Hayat ne tuhaf, aylar, yillar falan...