Sunday, November 9, 2014

icsel dusunus

Baya olmus son yazali. Bu sure zarfinda yazamadim. Bu ne demek? Cok iyiydim de o yuzden mi yazmadim demek ? Yooo degil. Kotu muydum? Yooo, kotu de degildim. Yogundum sadece :)

Islere guclere, arkadaslara, yeni insanlara, yeni ortamlara zaman ayirdim biraz, aklimda yazmak vardi, ancak aksam eve geldigimde, saat coktan gec olmus ve benim yazacak enerjim gitmisti.

Bi dakika, ben mutsuzum da ondan mi yaziyorum? Mutsuzlugumu mu yaziyorum? Yooo, bunlari yazmiyorum elbette. Ya da yaziyorumdur kim bilir. Kimseye hesap vermek zorunda degilim ya buraya yazdiklarim icin, en guzeli o ;)


Uzuuuunca bir sure, sunu cok merak ettim. "O kisinin benden ne ustunlugu var?" ya da daha dogrusu "Bende eksik olan o sey nedir de, ben birakilan tarafim, diger taraf geri donulen, ya da tercih edilen...?"

Merak ettigim bu donem boyunca, aklima hep yasadiklarim geldi.

Karsiliksiz ve kavusamayip da "asik" oldugum 2 insan icin degil de, en son olan insanla yasadiklarim...

California'da onunla yasananlar, hatta onsuz, onun evinde ya da disarda, yalnizken, "onunla beraber" bir hayattayken yasananlar...
Beni terkederken bana "Sevgi tek basina yeterli degil" demisti ya, hep aklima sevgim geliyor aksine iyi mi!

Ya ben gercekten ne kadar cok sevmisim, ne kadar baglanmisim be! Bundan gurur duyuyorum. Icten, samimi, cikarsiz ve hakikaten cok derin ve kaliteli oldugu icin.

O okuldayken, ben camdan disari, belki de karsidaki daglara bakarken, icimde oyle hayaller kurmusum ki!!

Hayat insana boylesi hayaller kurmamayi, ya da kurulacaksa bile daha sonralarda kurdurmayi aci aci ogretiyor, orasi ayri, ama kurdum iste ya, elimde miydi, degildi, guzel oldu mu, o zamanlar cok guzeldi, simdi sadece benim unutmam icin birer zoruklar, ama asacagim zaten, asiyorum zaten!

California'daydi ya bu olaylar, cok dalgali denizine alismistim mesela, hicbir zaman sutliman bir deniz olmama ihtimaline cok alismistim.

Ya da, havanin hep sicak ya da ilik olmasina...
Ben ki kisi severim, hep guzel olan havaya da cok cabucak alisabilecektim. En guzel ev partilerini, en guzel dis mekan aktivitelerini ben organize edecek, ben yonetecek, bunlari onunla paylasabilecek, ve onun mutlulugunu gorebilecek olmaya kendimi alistirmis hatta ve hatta hazirlamistim.

Kendimden vazgecmeyecektim hicbir zaman. Ben hep kendim olacaktim. Karsimdaki insan da hep kendi olacakti. Onu degismeye zorlamak bencillikten baska bir sey olamazdi cunku. Evet benim sevgim cok fazla ve cok cok idi ama hicbir zaman bencil olmayacakti, onu bogmayacakti...

Bu hayallerimin masumlugu, hayatimdaki kadini mutlu edici ozelligi, onu en sansli hissettirici ozelligi ve tabi ki son derece ozel hissettirici ozelligi o kadar belirgin bir sekilde idi ki, adeta icimden tasiyordu. Ona sarilip uyudugumda, daha da sarilmak, daha da sevmek geliyordu icimden. Neredeyse icime sokup orada onu dis dunyanin kotuluklerinden bir omur boyu korumak isteyecek kadar!

Yani icimdeki bu hisler, buncasina guclu, derin ve saglamken, hakkaten ve de hakkaten cok merak ettim, bir baskasi bunlardan daha fazlasini mi ona sunacakti? Ya da benim bu hissettiklerimde eksik olan, yeterli olmayan bir sey mi vardi? Vardi ise neydi?

Bir kadin, taclandirilmak istemez miydi? Ona en guzel taci takmak icin kelimenin tam anlamiyla "varini yogunu; her seyini" ortaya koyan bir adami hayatinda gormek istemez miydi?

Nedir yahu nedir o baskasini bu kadar cekici kilan?

Bunlari merak ettim iste uzun sure. Hatta bu yaziyi yazdigim an bile hic merak etmiyorum desem yalan olur.

Sonra dusune dusune farkettim ki bir kadin hakkaten bunlari beklemiyor olabilir. Ya da bunlari bekliyor olsa bile, onun icin vazgecilmez olan seyler daha farkli seyler olabilir. Onlar bende olmayan ozellikler ya da davranislar olabilir. Onun inanma sekli boyle olmayabilir, lakin benimki boyle.

Yazimin gelisi icabi cok iyi ifade edemedim nedense, kafamda daha guzel oturmus vaziyette su an, ama bunu anlamis ya da durumu atlatmis gozukmekten baska cikar yolum yok su an.

Ben yine cok sever, cok inanirsam, yine bir kadin ugruna kolay kolay goze alinamayacak seylere kalkisacak kadar gucluyum.

Bir kisi gitti. Gitmek istedi. Bilmiyorum, belki bir baskasi icin gitti, belki sirf benden gitti, belki de sirf kendi "eskisi"ne geri donmek icin gitti. (Ha kendi eskisine dondugune dair elimde 1-2 minicik iz var, ama emin olamiyorum-ya da belki de olmak istemiyorum) (Dayanamadim devam edicem eskisinden.. Nedir ya beni birakip da kosa kosa ona gidecek kadar farkli-bende eksik, onda tam-olan sey? Bu durum kadar ozguvenime sert bir darbe vuran daha baska bir sey hatirlamiyorum ben 25 yillik omrumde! Nedir ya nedir !  Yasanmisliklar mi, Berkeley'de, Ankara'da San Fransisco'da yasanan guzellikler mi? 5 sene boyunca harcanan caba mi? Ben azicik da olsa caba sarfedilecek bir insan degil miyim!!!!! Ya ben nasil degilim ya, nasil!!!!)


Bir kisi gitti evet, ama bu yasanan iki kisilik seydeki diger kisi, yani ben, ben hep buradayim. Ben hep benimleyim. Kendiminim!  Sevdigi kadini yuceltmek, daha da mutlu etmek, daha da deger vermek, onu adeta "yasatmak" icin en beklenmedik, en cesur, en ozel ve en guzel seyleri yapabilecek kisi hala benim, ve ben bunlari kaybetmedim.!

Kaybetmeyecegim! Beni uzdukce kadinlar, hatta insanlar, kalbimi kirdikca herkes, bu gucume daha da cok sarilacagim!  Anlayan bunun tadini cikaracak, bundan mutlu olacak, anlamayan cekip gidecek!

Gitsin de, hakedene golge etmesin!

Ben ki, daha cocukken kendi ailemle yasadigim guzel anlarin hayalini kurmusum ileride buyudugumde bir "baba" oldugumda ben de aynisini hatta daha guzelini kendi aileme yasatacagim diye...

Bu o kadar buyuk bir inanis ki icimde; bir kadin bunu istemedi, begenmedi diye, bunlara kilit vuracak degilim. Adeta sarsilmaz bir guc bu icimdeki.

Aglasam da, ozlesem de, kirilsam da, yikilmayacak icimdeki bu enerji, bu heyecan!

Yasadigim muddetce, beni mutlu edecek her seyi yapmaya devam edecegim; bu hayaller ve inanis da bunlarin hep onemli bir parcasi olacak!

O sebeple, ben daha da iyi olacagim, daha da iyi olacagim, daha da iyi olacagim.